Beceren Restaurant'ın Hikayesi
Rahmetli kurucumuz Mehmet Beceren, Batı Trakya'dan ailesi ile birlikte 1930 yıllarında Bursa'ya göç ettikten sonra, 1938 yılına kadar babası ile birlikte un, kepek ve yem satıp, aynı zamanda Merinos Yünlü Dokuma Fabrikasında gece vardiyasında işçi olarak çalışırdı. Tatil günlerinde ise arkadaşları ile Uludağ'a yürüyüşlere katılır; Uludağ ve çevresine duyduğu sevgiden dolayı, orada kalabilmek için Büyük Otel'de boş zamanlarında bulaşıkçılık yapardı. Kayak Evinde ve Kirazlı Otel'de çeşitli görevlerde bulunduktan sonra, askerlik dönüşü Kayak Evinde İdari Müdür olarak işe başladı.
1946 yılında; eşi Fatma Beceren ile, Uludağ'ın ilk özel sektör işletmecisi olarak kantin açıp, Bursa-Uludağ arasında otobüs çalıştırmaya, insanları Uludağ'a taşımaya başladılar. 1947 yılında Çadırlı Kamp ve Lokanta işletmeciliğinin ardından, "Kayak Evi"ni kiralayarak otel sektörüne adım attılar. 1957 yılında "Odun Palas" ve "Küçük Otel" olarak adlandırılan, toplam 25 odalı ve 200 kişilik lokantılı otel yaptılar; bu dönemde şimdiki Beceren Otel ve Cafe'nin temelleri atıldı.
1963 yılında Türkiye'nin ilk modern İsviçre yapısı Teleski'sini hizmete açtılar. Yatırımlarına sırasıyla; 1965 yılında Beceren Teleski'nin yanına Cafe Beceren'in yapılışı ve 1970 yılında Beceren Otel'in yapılışı ile devam ettiler. Geçen yıllar içerisinde işletmelerde sürekli olarak modernizasyon ve yenileme çalışmaları yapılmakta, Uludağ ile özdeşleşmiş marka değeri her yıl daha da artmaktadır.
Yatırımlarımızı otelcilikten, kardeş sektör olan restoran işletmeciliğine doğru kaydırma kararı almamızın ardından, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nden kiralanan arazide, Bursa Botanik Parkı'nda, eski Bursa Konakları tarzında yapılan, 250 kişi/kış ve 350 kişi/yaz kapasiteli Beceren Restaurant 6 Kasım 2002 tarihinde hizmete açıldı. Türk mutfağının gizli kalmış yemekleri ile bugünün popüler yemeklerinin karışımını, artan kalitemizle siz değerli misafirlerimize sunmaya devam edeceğiz.